Bel bölgesi insana hareket olanağı sağlamaktadır. Aynı zamanda dik durmasını sağlayan bu bölgede birtakım problemler açığa çıkabilmektedir. Omurga kanalları arasında bulunan disklerin çeşitli nedenler ile deformasyona uğraması sonucunda bel fıtığı problemi yaşanmaktadır. Bel fıtığı problemi yaşayan hastaların; yaşamları boyu bel ağırısı hissetmeleri ve hareket kısıtlılığı yaşamaları mikro cerrahi yöntemi ile uygulanan bel fıtığı ameliyatları ile önlenebilmektedir.

BEL FITIĞI AMELİYATI

Bel, omur kemikleri arasında yer alan kıkırdak ve yastıkçıklar sayesinde ayakta durma ve hareket imkanı sağlanmaktadır. Bazı durumlarda bu kıkırdak yapıları ve yastıkçıklar aşırı strese maruz kalabilmekte ya da ani hareketler sonucu yıpranabilmektedir. Bu durum şiddetli ağrıları ortaya çıkarmaktadır. Disklerin ezilmesi ve yıpranma sonucunda dışarı taşması durumuna bel fıtığı denilmektedir. Bel fıtığı problemi, bel ve bacaklarda şiddetli ağrıya sebep olmaktadır. Bel fıtığı problemi yaşayan hastaların bazıları; ayakta durmada güçlük, idrar kaçırma, erkek hastalarda erkeklik fonksiyon bozuklukları gibi hayat konforunun bozulması gibi durumlar görülmektedir ve bu hastaların ameliyat edilmesi uygundur. Bel fıtığı ameliyatı; hastanın mikroskop altında bel bölgesinden 1.2 cm kesi ile girilerek fıtığın tedavi edilmesi işlemidir. Bel fıtığı ameliyatı olan hastaların dikkat etmesi gereken bazı durumlar mevcuttur.

Boyun, sırt ve belde kalan diğer omurlarla ilgili doktorun önerdiği şekilde egzersiz ve jimnastik yapması gerekmektedir. Böylece kemik ve kasların güçlenmesi sağlanarak yeni fıtık problemlerinin önüne geçilmektedir. Ağır kaldırmaması, ani hareketler yapmaması, fazla kilolarından kurtulma ve kalsiyum takviyesi de önerilmektedir. Aynı zamanda ortopedik yatak kullanımı da tavsiye edilmektedir. Narkozsuz bel fıtığı ameliyatı; epidural anestezi uygulaması ile yapılmaktadır. Böylece kendinde olan hasta ile uygulama sırasında iletişim kurulabilmektedir.

Açık Standart Diskektomi ve Mikrodiskektomi Nedir? Farkları Nelerdir?

Diskektomi,bel fıtıklarında kullanılan en yaygın cerrahi tedavidir.Omurlar arası diskler,omurganın kemikleri arasında bulunan ve omurları birleştiren omurlara sıkıca yapışık maddelerdir. Diskin ’fibrosus’ denilen dış yüzeyi yaşa ve zedelenmelere bağlı olarak güçsüzleştiğinde yırtılmalar meydana gelir. Diskin içteki yumuşak esnekliği sağlayan ve ‘nükleus pulposus’ olarak adlandırılan parçasında bozulmalar olur, yerinden oynar ve dış tabadaki yırtıklardan dışarıya doğru taşar.Diskin kayması,sarkması ve bombeleşmesine fıtıklaşma denir. Tıp literatüründe ise disk materyalinin arka dış yüzey sınırını aşmasıyla çok hassas sinir dokusuna baskı yapabilir. Taşmış disk sinir kökünü sıkıştırılabilir ya da zedeyebilir ve sonuçta tek veya her iki bacağa yansıyan ağrıya, etkilediği sinir kökü veya sinir köklerine bağlı olarak güç kaybı ve uyuşukluğu neden olabilir.

Diskektomi fıtıklaşmış disk parçalarını ve bozulan kısımlarını çıkarmak, böylece sinir kökündeki baskıyı hafifletmek ve ağrıyı dindirmek içi yapılır. Disk cerrahisi, omurganın üst kısmındaki deride küçük kesiyi bazı ligament ve kemik materyallerini alınmasını ve disk parçalarının ortadan kaldırılması içerir. Açık diskektomi son 60 yıldır uygulanmaktadır.Hekimler gelişmiş teşhis kolaylaştırıcı yöntemler manyetik rezonans görüntüleme(MRG) ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile daha iyi ameliyat planları yaparak bu cerrahi yaklaşımı geliştirmiştir.Mikrodiskektomi’de ise çok daha küçük cilt kesisi(1.2-1.5 cm) yapılır. Kas dokusu çok az sıyrılır, daha az kemik alınır. Mikrodisketomi mikroskop ve mikro cerrahi aletler kullanılarak yapıldığı için sinir zedelenme ihtimali oldukça düşüktür. Cerrahi sonrası hasta daha çabuk işe döner.

Mikrodiskektomi Kimler İhtiyaç Duyar?

Disk hernili (Bel Fıtığı) tüm hastalar açık diskektomi işlemine aday değildir.Çoğu insanda dinlenme,fizik tedavi,analjezik antinflamatuvar kullanımı ve epidural enjeksiyonlar gibi konservatif tedavilerle ağrı hafiflemesi görülebilir. Fakat bazen ağrılar bu tür tedavilere yanıt vermez ve cerrahi müdahaleler gerekebilir. Bel yada bacak ağrıları konservatif tedavilere cevap vermez ve 4-6 hafta veya daha uzun sürerse hekimler,ağrının kaynağını tespit etmek için tanı koyucu testler; düz grafi MRG yada BT gibi, görüntüleme yöntemleri isteyebilirler. Disk hernisi (Bel Fıtığı) tanısı doğrulanırsa açık diskektomi veya Mikrodiskektomi tavsiye edilebilir. Bazı disk hernileri endoskopik olarak, daha küçük bir keiden, özel aletler kullanılarak lokal anestezi altında çıkarılabilir. Fakat Mikrodiskektomi diskin taşmasının belirginleşmesi veya diskin kopması sonucu çok fazla ağrı ve güçsüzlüğe neden olabileceğinden disk hernisinin cerrahi tedavisi için halen daha ’altın standart’ olarak kabul edilmektedir.

Açık Diskektomi ve Mikrodiskektomi Nasıl Gerçekleştirilir?

Açık diskektomi genellikle genel anestezi (hasta şuuru kapalı uyur durumda) altında gerçekleştirilir ve tipik olarak bir gün hastanede yatışı gerektirir. Hasta yüzüstü yatarken veya diz-dirsek dayalı çömelmiş pozisyondayken gerçekleştirilir. Uygulama omurganın etkilenmiş bölgesinin üstündeki deride açılmış yaklaşık 3-5 cm’lik bir kesiden yapılır. Kas dokusu etkilenmiş diskin altındaki ve üstündeki kemiklerden sıyrılır, ekartör denilen ayıraç ile kas ve deriyi cerrahi bölgeden uzaklaştırır ve böylece cerrah, omurga ve diski görebilir. Bazı durumlarda daha iyi bir bakış açısına sahip olabilmek için kemik ve ligamentler ortadan kaldırılabilir, böylece sinir kökünü zedelemeden bombeleşmiş bozulmuş diske erişim sağlanmış olur. Bu işlem kemiğin alınma miktarına bağlı olarak laminektomi yada laminotomi olarak adlandırılır. Cerrah omuru ,diski ve diğer çevreleyen yapıları disk duvarından çıkıntı yapan disk parçaları ve diskten çıkarılabilecek disk parçaları ortadan kaldırılır.

Mikrodiskektomide bu işlem sıklıkla belden aşağısında bölgesel anestezi şekli olan EPİDURAL Anestezi veya genel anestezi ile operasyon mikroskopuyla cerrahi alanı 20 ila 40 büyütme altında yapılır. Daha küçük kesi yapılır, kas dokusu daha az sıyrılır ve daha iyi görüş sağlanır. Ortadan kaldırılan disk dokusunun yerine hiçbir madde kullanılmaz. Kesi yeri daha sonra içten dikişle kapatılır ve üzerine küçük bir pansuman yapılır.

Cerrahiden Sonra Ne Olur?

Açık Cerrahiden sonra kesi bölgesinde ağrı hissedebilirsiniz ve cerrahiden hemen sonra ağrı tamamıyla yok olmayabilir. Doktorunuz ameliyat sonrası sürecinizi kolaylaştırmak için ağrı tedavisi düzenleyebilir. Derin nefes alma tekniklerini öğreneceksiniz ve genel anestezi sebebiyle oluşabilecek sekresyonları akciğerlerimizden atmak için öksürmeniz istenecek. Anesteziden kurtulur kurtulmaz yürümeye başlamanız (genellikle 6 saat sonra) ve iyileşmenize yardım etmesi için refakatçi bulundurmanız önerilir. Hastaneden ayrılmadan önce merdiven çıkma,oturma ve araba ya da yataktan çıkma gibi aktiviteleriniz sırasında kendinizi rahat hissetmeniz için nelere dikkat etmeniz gerektiği anlatılır. Hastaneden çıkarıldığınızda, doktorunuz 1. haftadan itibaren uygun fiziksel terapi ayarlayabilir. Cerrahiden sonraki, ilk 4 hafta içinde uzun süre oturmamak 5 kilogramdan ağır nesneleri kaldıramamak, aşırı eğilmemek ve gerilmemek gibi bazı kısıtlamalar getirebilir.

Ayrıca doktorunuz izin verene kadar otomobil kullanmayı denememelisiniz. Mikrodiskektomi ameliyatlarından sonra bu tür kısıtlamaların bir çoğunu tavsiye etmeyerek tam tersine 10-15 gün içerisinde normal hayata dönülmesini istenir. Cerrahiden Sonra Hangi Aktiviteleri Yapabilirim? Yürüyüş ameliyattan sonra yapacağınız ilk fiziksel aktivitedir. Yürüyüş ameliyat bölgesindeki doku yaraları riskini azaltacağı gibi omurganın hareket yeteneğini de sürdürmesine olanak sağlayacaktır. Bir kaç hafta içinde bisiklet kullanmanıza ve yüzmenize de izin verilebilir. Düzgün fiziksel terapi, iyileşmenize en üst düzeye çıkarabilir. Fiziksel uğraş gerektirmeyen meslekte çalışanlar 15-20 günde veya daha az bir zamanda işlerine dönebilirler. Ağır kaldırma veya kuvvetli titreşimli makineleri kontrol etmekle ilgili mesleklerle uğraşanlar geri dönebilmek için cerrahiden sonraki 4-6 hafta beklemek zorunda kalabilirler. Fizik tedavinin iyileşmenizde rolü olabilir.

Komplikasyonlar Mümkün müdür?

Açık diskektomiden kaynaklanabilecek muhtemel komplikasyonlar; kanama, enfeksiyon, omurlar arası kayma, beyin omurilik sıvı sızıntısı, omurgaya yakın atar damarlarda ve toplar damarlarda yaralanma, sinir kökünde veya çevreleyen koruyucu tabakada meydana gelen hasarları içerir. Ayrıca aynı diskte cerrahiden sonra tekrar (nüks) disk hernisi oluşabilir. Tekrarlayan disk hernisi, açık diskektomi sonrası -20 oranında görülebilen durumdur.

Mikrocerrahi ile bu oran %2-3 oranında görülebilen durumdur. Tüm cerrahi yöntemler komplikasyon riski taşır ve tüm riskler hakkında cerrahi girişim öncesi cerrahınızla konuşulmalıdır. Aşırı kanama, kızarıklık, ameliyat bölgesinde sızıntı, ateş, güçsüzlük, bacaklarda uyuşukluk veya idrarla ilgili problemler belli uyarı işaretleridir. Endişe verici bir belirtiyle karşılaşırsanız doktorunuza bunu belirtin.

Diskektomi Nasıl Başarılı Olur?

Tıbbi çalışmalar açık diskektomi tedavisini gerektiren durumlarda %80-90 başarı olduğunu göstermiştir. Mikrodiskektomide bu oran %91-99 arasındadır. Çalışmalara göre radiküler ağrıları (bu bacaklara yayılan ağrıdır) olanlar, bel ağrıları şikayetiyle açık diskektomi olanlardan daha fazla yarar görürler. Etkinliği yükseltmek için, fıtık ameliyatları; ısrarlı, şiddetli kalça ve bacak ağrıları veya güçsüzlükleri yaşayan insanlar için uygundur. Bel ve bacak ağrılarınız bu seviyede değilse ameliyat sizin için tavsiye edilebilir bir yöntem olmayabilir. O zaman konservatif tedavilerle veya daha az invaziv terapilerle iyi olabilirsiniz. Bel ve bacak ağrılarınız varsa herhangi bir yöntem uygulanmadan önce ağrılarınızla ilgili doktorunuzla konuşup mümkün olan tüm tedavi olasılıklarını değerlendirmelisiniz. Tedavinin başarısını etkileyen en önemli etkenlerin başında omurga boyunca uzanan kaslarınızın güçlendirilmesi gerekir.

Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra

Bel fıtığı ameliyatı mikro cerrahi yöntemi ile uygulandığında iyileşme süreci oldukça konforlu ve kısa sürmektedir. Aynı zamanda kozmetik açıdan herhangi bir problem yaratmamakla birlikte hasta birkaç gün içerisinde günlük yaşamına devam etmektedir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında hasta dengeli beslenmeyi ihmal etmemelidir. Özellikle kadın hastaların kalsiyum desteği almaları ve güneş ışığından maksimum düzeyde yararlanmaları gerekmektedir. Böylece kemik ve eklemleri güçlenecek olan hastanın bel fıtığı probleminin tekrarlama riski düşecektir.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında ihmal edilmemesi gereken bir diğer önemli konu da egzersizdir. Özellikle yüzme kas ve kemiklerin güçlenmesi için uygulanması gereken önemli bir spordur. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında hastanın ağır kaldırmaması, bel bölgesine ani yük bindirmemesi, eğilme, kalkma ya da çömelme gibi hareketleri bilinçli bir şekilde sürdürmesi de problemin tekrar etmemesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bel Fıtığı Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Bel fıtığı ameliyatı her cerrahi uygulama da olduğu gibi birtakım riskler taşımaktadır. Bel fıtığı omurilik sinirlerine çok yakın bir konumda uygulanması sebebi ile çok dikkatli bir şekilde gerçekleştirilmesi gereken bir operasyondur. Aksi halde sinirlere zarar verilmesi sonucunda uzuv kaybı ya da işlev kaybı yaşanabilmektedir. Bununla birlikte enfeksiyon, kanama gibi riskler mikro cerrahi yöntemleri ile minimuma indirilmektedir. 

Mikro cerrahi uygulamalarının tamamında ve bel fıtığı ameliyatlarında kullanılan ekipmanların güncel teknoloji ürünü olması ve sterilizasyonunun tamamlanmış olması da gelişebilecek komplikasyonları önleyici niteliktedir. Bel fıtığı ameliyatı işin ehli eller ile gerçekleştirildiğinde risk faktörleri ortadan kaldırılarak hastanın eski konforlu yaşamına hızlı bir şekilde dönmesi sağlanacaktır. Bel fıtığı ameliyatının riskleri kısaca şu şekilde maddelere ayrılabilmektedir;

- Anesteziye bağlı riskler

- Pıhtı oluşumu

- Kanama

- Omurilikte zedelenme

- Kalbe bağlı problemler

- Sinir kökünde hasar oluşumu

- Solunum problemleri

- Enfeksiyon riski

Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

Bel fıtığı; hastada genellikle bel ağrısı ile belirti vermektedir. Bel ağrısı yaşayan kişiler bilinçsiz bir şekilde hareketlerini kısıtlamakta, bel ağrısını göz ardı ederek doktora başvurmayı ertelemektedir. Ancak bel ağrıları dayanılmaz olduğunda ve ağrılar bacaklara vurduğunda doktora başvurmaktadır. Bel fıtığının erken teşhisinde medikal ilaçlar ya da fizik tedavi yöntemleri ile tedavisi mümkün olurken ilerlemiş bel fıtığı problemlerinde mutlaka cerrahi yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bel fıtığı probleminin ilerlemiş düzeyindeki belirtilerinde; bacaklarda uyuşma, idrar kaçırma, erkeklerde ereksiyon problemleri ve bacaklarda batma hissi de bulunmaktadır.

Online Randevu