İnsan omurgası gövdenin dik durmasını sağlar. "Omurga kolonu" omurlar, diskler ve bağlardan oluşur. Omurların ortasında yer alan bir kemik kanalda ise omurilik bulunur. Ayrıca iki omurun yanlarındaki deliklerden, kalın elektrik kabloları gibi sinir kökleri çıkar. Bu sinirler, ayrı ayrı vücut bölgelerine giderek buraların duyusunu ve hareketini sağlar.

Bacak ağrısı ile birlikte oluşan bel ağrılarının en sık rastlanılan nedeni bel fıtığıdır.

"Disk", sert ve sabit bir lif demeti ile çevrilidir. Diskin ortasında ise yumuşak ve pelte kıvamında bir çekirdek kısım vardır. Diskin görevi frenleyici bir yastıkçık gibidir.

Omurga, otomobillerin amortisörlerine benzetilebilir. Omurilik ve siniri ezici sarsıntılardan korur. Ancak yaşlanma ile yumuşaklığını yitiren disk, frenleyici yastıkçık görevini zamanla kaybeder. Bunun sonucunda diski çevreleyen sert lif demeti yırtılabilir. Ortasındaki peltemsi fakat artık sertleşmiş çekirdek dışarı kaçabilir ve sinir köklerinden birine bası yapar. Buna Bel Fıtığı (disk hernisi) denir. Sinire olan bası, bacağa dek vuran şiddetli ağrılara (Siyatalji) ve bel ağrısına neden olur.

Bel Fıtığı Nasıl Oluşur?

 Omurgayı incelediğimizde, omurganın içine olabilecek en mükemmel koruma sisteminin yerleştirildiğini görürüz. Omurgayı oluşturan kemiklerin arasına kıkırdak yapılı birer disk yerleştirilmiştir. Bu diskler otomobil tekerleklerindeki yükü emen amortisörler gibi çalışırlar.

İşte bel fıtığı omurgalar arasında bulunan disk denilen elastiki kıkırdak dokunun omurgaların basısı nedeniyle öne doğru kayarak omurilik kılıfından çıkan ve bacağın çeşitli bölgelerine giden sinirleri sıkıştırmasıyla oluşur. Bazen ani bir zorlama, ağır bir şey kaldırma, ters bir hareket veya belin üşütülmesi bile bel fıtığına neden olabilir. Ancak bel fıtığının en önemli nedeni uzun süren stress ve gerginlikler sonrası kaslardaki aşırı gerilmedir.

Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir?

  • Tek veya her iki bacağa vuran ağrılar,
  • Bacaklarda, ayaklarda uyuşmalar, 
  • Hareket kısıtlılıkları,
  • Yürüme ve oturmada güçlük,
  • İleri safhalarda iktidarsızlık, güçsüzlük, çabuk yorulma, idrar yapamama ya da idrar kaçırma, dengesizlik ve yürüyememedir.

İdrar kaçırma özellikle bel ağrısı ile birlikte olduğu zaman dikkat edilmesi gereken bir bulgudur.

Bel Fıtığının Teşhisi Nasıl Konur?

İyi bir muayene sonrasında günümüzdeki en modern tanı yöntemi; Manyetik Rezonans (MR) ile bel fıtığı teşhisi kolaylıkla konulmakta ve derecesi belirlenebilmektedir. Fakat bu filme ilave olarak bazen sinir testi denilen EMG ve yardımcı tanı yöntemlerinden Diskografi yapılmaktadır. Bel fıtığı yanında omurganın anormal hareketlerinin şüphelenmesi durumunda Fonksiyonel grafilerde çekilmektedir.

Bel Fıtığı Kimlerde Daha Sık Görülür?

Tıp dilinde disk hernisi olarak adlandırılan bel fıtığının toplum içinde rastlanma sıklığı onda bir gibi yüksek bir düzeydedir. Bel fıtığı en sık 35-50 yaş arasında ve her iki cinste de eşit olarak görülür. Omurga yapısı nedeniyle uzun boyluların bel fıtığına yakalanma riskleri daha fazladır. Ağır işlerde çalışanlar, ev hanımları, uzun süre oturmak zorunda kalan masabaşı çalışanları, şöförler, sürekli ayakta duran öğretmen, eczacı, garson gibi meslek sahipleri, açık havada çalışanlar, yoğun stres altındaki yöneticiler bel fıtığına yakalanma olasılığı en fazla olan kesimdir.

Bel Fıtığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Başlangıç safhası

Bel fıtığın tedavisi fıtıklaşmanın, yani disk dediğimiz elastiki maddenin bacağa giden sinirlere yaptığı basının derecesine bağlıdır. Eğer sadece bel ve bacak ağrısı mevcut, herhangi bir uyuşukluk, güç kaybı, hareket kısıtlılığı yoksa bel fıtığı başlangıç safhasında demektir. Bu halde hastaya kas gevşetici ilaçların verilmesi, yatak istirahati ve belini zorlayacak hareketlerden kaçınması önerilir.

Hastaya yapılacak öneriler şunlardır:

  • Hasta kesinlikle bir iki kiloyu aşan ağırlıkları kaldırmamalıdır.
  • Öne ve yanlara doğru eğilme, belin bükülmesi yasaklanır. Eğer yerden bir şey alınacaksa hastanın çömelerek alması söylenir.
  • Hastaların otururken belinin arkasına bel boşluğunu yok edecek şekilde bir yastık koymaları ve yirmi dakikadan fazla oturmamaları önerilir. Eğer hastanın mesleği gereği uzun süre oturması gerekiyorsa her yirmi dakikada bir yürümesi önerilir. Uzun süre araba kullananlara ise yirmi dakikada bir arabalarını park edip arabalarının etrafında birkaç kez dönmeleri tavsiye edilir.
  • Hastanın yukarıya doğru uzanması yasaklanır. Yukarıdan bir şey alacaksa bir iskemle veya merdivenin üstüne çıkıp alması söylenir.
  • Hastaya belini daima sıcak tutması, açık pencere veya havalandırma önünde durmaması hatırlatılır.
  • Bel ve bacak ağrısı olan hastalar mutlaka stresten kaçınmalıdır. Stres ağrıyı arttırmak yanında bel fıtığının ilerlemesine de yol açabilir.
  • Hastanın evde kaldığı süre içinde yatak istirahati yapması önerilir. Çok sert zeminlerin sanıldığının aksine zararları daha fazladır. Kaliteli bir yaylı yatakta ve hastanın kendince en rahat edebildiği pozisyonda yatması daha uygundur.

Bel fıtığı ilerlerse ne yapılmalı?

Eğer yukarıdaki önerilere, istirahate ve kas gevşetici ilaçlara rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa fizik tedavi uygulanmalıdır. Fizik tedavi mutlaka bir uzmanın denetiminde olmalıdır. Fizik tedavi sırasında ilk bir kaç gün ağrılarda artma olabilir, ama hasta onbeş yirmi seans fizik tedaviye devam etmelidir.

Bel çektirme, akupunktur, bele balık bağlama, el masajı, zift yakma gibi yöntemler ancak istirahatle bile iyi olabilecek bel fıtıklarına fayda edebilir. Bu tip alternatif tedavi metotlarının amaçları fizik tedavide olduğu gibi kasları gevşetme esasına dayalıdır. Ama amacı dışında uygulanırsa bu metotlar faydadan çok zarar getirir.

Eğer yapılan tüm tedavilere rağmen hastanın ağrıları geçmemiş ise nükleoplasti metodu uygulanabilir. Nükleoplasti ileri dereceye ulaşmamış bel fıtıklarında fıtıklaşmış diske bilgisayarlı tomografi altında bir iğne ile girilerek radyofrekans dalgalarıyla diskin ısıtılması, diskin içindeki sinirlerin harap edilmesi ve diskin içinde boşluklar açarak fıtığın çökmesi esasına dayanır. Nükleoplasti tek seans olarak ve hastanede yatma gerekmeden uygulanan bir metottur. Herhangi bir riski yoktur, ama fıtığı tamamen yok etmesinin garantisi yoktur.

Ameliyat gerektiren durumlar

Fizik tedaviye rağmen hastanın ağrıları devam ediyorsa veya geriletilmeyen bir güç kaybı, bacakta incelme, dayanılmaz ağrılar varsa veya çekilen tomografi veya MR filmlerinde diskten bir parça koptuğu tespit edilirse çözüm cerrahi müdahaledir. Ameliyatla omurilikten çıkan sinirlere olan mekanik bası giderilmelidir. Eğer cerrahi müdahale yapılmaz ve sinire bası devam ederse hastada idrarını tutamama, seksüel gücün kaybı, ayaklarda felç gibi sorunlar gelişebilir. Maalesef halk arasında ameliyat olursam sakat kalırım, uzun süre yataktan kalkamam, korse takmak zorunda kalırım veya fıtığım tekrarlar, tekrar ameliyat olurum gibi inanışlar mevcuttur. Ancak Mikrocerrahi sayesinde bu tip korkulara gerek kalmamıştır.

Ameliyat gerektiren durumlar ve gerektirmeyen durumlardaki tedavi seçenekleri aşağıda özetlenmektedir:

  • Fıtık parçasının koparak serbest parça haline gelmesi
  • Şiddetli bacak ağrısı, yürüyememe
  • Bacakta, ayakta güç kaybı
  • Cinsel gücün kaybı

 

Online Randevu